Kategoriler
Biyocoğrafya İklim değişikliği biyolojisi

Biyolojik Çeşitlilik Kaybı ve İklim Değişikliği

Biyolojik çeşitlilik kaybı ve iklim değişikliği ile mücadele, en büyük önceliklerimiz arasında olmalıdır!

Dünya, yüzeyinde yaşamın çeşitliliğinden oluşan bir cennete, biyosfere sahip. Biyosfer, uçsuz bucaksız evrende yaşam olduğunu bildiğimiz tek yer! En azından 3,5-4 milyar yıldır var. Biz ise, ~ 250-300 bin yıldır onun bir parçasıyız! İnsan nüfusu, tarım devriminin şafağında, ~ 10 bin yıl önce bile sadece ~ 5 milyondu. Şimdi ise 8 milyara yaklaşıyor. Yani, artık gezegeni dönüştüren, böylece yaşamın çeşitliliğini de tehdit eden önemli bir küresel güç haline geldik!

Folke, C., Polasky, S., Rockström, J. et al. Our future in the Anthropocene biosphere. Ambio 50, 834–869 (2021).

‘Biyoçeşitlilik ve Ekosistem Servisleri üzerine Hükümetlerarası Bilim-Politika Platformu’nun 2019 yılında yayınladığı küresel değerlendirme raporu, biyolojik çeşitlilik kaybına neden olan unsurları azalan önem sırasına göre şöyle sıralıyor: (1) arazi ve deniz kullanımı değişikliği (ormansızlaşma, tarım, su ürünleri yetiştiriciliği vb.), (2) organizmaların doğrudan kullanımı (kereste üretimi, balıkçılık vb.), (3) iklim değişikliği, (4) fosil yakıt kullanımı dâhil kirlilik (hava, su ve toprak) ve (5) istilacı türler.

Arazi ve deniz kullanımı değişikliği ve kirlilik, aynı zamanda iklim değişikliğini etkiliyor. İklim değişikliği ile biyolojik çeşitlilik kaybı arasında da karşılıklı bir etkileşim var. Bu iki temel unsur da, doğrudan insanlığın yaşam kalitesini etkiliyor! Bu nedenle, Biyoçeşitlilik ve Ekosistem Servisleri üzerine Hükümetlerarası Bilim-Politika Platformu ve Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin 2021 yılında yayınladığı biyolojik çeşitlilik ve iklim değişikliği raporu, biyolojik çeşitlilik kaybı ve iklim değişikliğinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini ve biriyle mücadelenin ancak diğeriyle mücadele ile mümkün olabileceğini ısrarla vurguluyor! Tüm bu etkileşen unsurlar, nihai olarak insan faaliyetlerinin bir sonucu. Sahip olduğu biyolojik çeşitlilik açısından yeri doldurulamaz olan coğrafyamız, Anadolu da, dünya üzerinde en uzun süredir insan faaliyetlerinden etkilenen coğrafyalardan biri. Böyle olunca da, özgün doğal bitki örtüsünün çoğunu kaybetmiş olması bir sürpriz değil! Öyle ki, arazi kullanımı ve ilişkili baskıların yakın geçmişte (2000-2015) özellikle Anadolu bozkırlarının karasal biyolojik çeşitliliğini azalttığı değerlendiriliyor.

Buna rağmen, yaşamın çeşitliliğini tehdit eden unsurların biyolojik çeşitliliğimizi geçmişte nasıl etkilediğini tam olarak bilmiyoruz. Bu unsurların biyolojik çeşitliliğimizi yakın geçmişte nasıl etkileyebileceği ile ilgili çalışmalar da halen yetersiz. Bu eksikler konusunda akademik bilgi üretmek ve üretilen bilgiler ışığında karar vericileri yönlendirmek, en büyük önceliklerimiz arasında yer almalıdır!

Kategoriler
Biyocoğrafya İklim değişikliği biyolojisi

Geçmişi Anlamak ve Geleceği Öngörmek – II

Bu yazının aslı, şurada yayınlanmıştır: Gür H. 2016. İklim değişikliği ve bir step hayvanı olan Anadolu yer sincabı – 2 / İklim değişikliği Anadolu yer sincabını nasıl etkiliyor? Bilim ve Gelecek 144: 76-81. https://bit.ly/3yyqi1w

Anadolu yer sincabı

Bu bölümde, ekolojik niş modellemesi ve moleküler filocoğrafya yaklaşımları kullanılarak, iklim değişikliğinin step ve alpin çayırlarda yaşayan Anadolu yer sincabını nasıl etkilediği/etkileyeceği incelenmiştir. Yani, geçmişi anlamak ve geleceği öngörmek için, bu iki farklı yaklaşımın nasıl kullanılabileceğinin bir örneği üzerinde durulmuştur.

Kategoriler
Biyocoğrafya İklim değişikliği biyolojisi

Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği

Biyoçeşitlilik ve Ekosistem Servisleri üzerine Hükümetlerarası Bilim-Politika Platformu ve Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin 2021 yılında yayınladığı raporun ana mesajı,

iklim değişikliği ile mücadelenin ancak biyoçeşitlilik kaybı ile mücadele ederek mümkün olabileceği!

Biyoçeşitlilik ve iklim değişikliği raporu

Gezegen üzerindeki insan baskısının yarattığı en önemli sorunlardan olan iklim değişikliği ve biyoçeşitlilik kaybı, birbirlerinden ayrı düşünülemez.

Bu nedenle, geleceğimizi, 3,5-4 milyar yıllık yaşam tarihinin sonucu olan biyoçeşitliliğimizi korumak için, tüm mücadele planlarımızı, iklim değişikliği ve biyoçeşitlilik kaybı ile birlikte mücadele edecek şekilde yapmalıyız!

Kategoriler
Biyocoğrafya

Orman Yangınları Üzerine

“Doğal olarak, kafalar karışıyor. Orman yangınlarını iklim değişikliğine bağlayan açıklamaları gören bazı kesimler, bunu insan ihmali ve/veya kastı yoktur gibi algılıyor ve kızıyor.”

Gürbüz Doğan Ekşioğlu

Bir olayın neden gerçekleştiği ile ilgili açıklamalar, hem nihai hem de yakın nedenler üzerinde durmalıdır. Aksi takdirde, o olayın neden gerçekleştiği ile açıklamalar eksik kalacak, bu da nedenlerin tam olarak anlaşılmasını engelleyecektir. Yaşanan orman yangınlarının neden gerçekleştiği ile ilgili bazı açıklamalarda da, farklı nedenlerin (yakın ve nihai nedenler) birbirinin alternatifi olarak ele alındığını ya da bu nedenlerden birinin diğerine vurgu yapılmadan öne çıkarıldığını gözlemliyorum. Doğal olarak, kafalar karışıyor. Orman yangınlarını iklim değişikliğine bağlayan açıklamaları gören bazı insanlar, bunu insan ihmali ve/veya kastı yoktur gibi algılıyor ve kızıyor. Hatta bu açıklamalarda bazen bir kasıt olduğunu düşünüyor! İklim değişikliği ve insan ihmali ve/veya kastı, her zaman olmasa da, yaşanan orman yangınlarının neden gerçekleştiği ile ilgili farklı seviyelerdeki açıklamalardır, birbirinin alternatifi değillerdir ya da biri diğerini dışlamaz! İklim değişikliği (nihai neden), orman yangınları için daha elverişli iklimsel koşulların varlığını/sıklığını arttırır; insan ihmali ve/veya kastı (yakın neden), yani bitmek bilmeyen hırslarımız ise, bu iklimsel koşullarda orman yangınlarını başlatan mekanizma olur. Sonuç olarak, yukarıdaki perspektiften yaklaştığımızda, hem iklim değişikliği ile mücadele etmeliyiz hem de insan ihmali ve/veya kastını engelleyecek ciddi önlemler almalıyız!!!

Kategoriler
Biyocoğrafya

Öyle bir başarı ki, birçok avcıdan kaçabilmişti, ancak…

Anadolu yer sincabı.

Arazi kullanımı değişikliği (özellikle doğal alanların yerleşim ve tarım alanlarına dönüştürülmesi), içinde bulunduğumuz biyolojik çeşitlilik krizinin (COVID-19 salgını dâhil) en önemli nedenlerinden biridir. Çünkü türlerin yaşam alanlarının kaybına ve parçalanmasına neden olmaktadır. Örneğin, karayollarında her yabani hayvan yaşamını yitirdiğinde, aslında arazi kullanımı değişikliğinin doğal yaşam üzerindeki olumsuz etkisine tanık olmaktasınız!

Anadolu yer sincabının coğrafi dağılımı.

Anadolu yer sincabının iç ve doğu Anadolu’daki yaşam alanları (aslında ülkemiz biyolojik çeşitliliğinin önemli bir kısmını barındıran bozkırlar) da, arazi kullanım biçimleri (örneğin, karayolları ağı) nedeniyle kaybolmakta ve parçalanmaktadır. Çok sayıda Anadolu yer sincabı, diğer doğal yaşam sakinleri gibi, üzerlerine yapılan evler, üzerlerinden geçen arabalar vb. nedeniyle yaşamını yitirmektedir.

🙁

En az 2 yaşındaki bir ergin erkek de, 21 Mart 2021 tarihinde öğlen saatlerinde yaşam alanının ortasından geçen, neredeyse hiç trafiğin olmadığı bir yolda yaşamını yitirdi. Kendisiyle birlikte yaşama merhaba diyenlerin (özellikle de hem cinslerinin) büyük bir çoğunluğu çok daha önce yaşamını yitirmişti. Bu nedenle, aslında bugünlere kadar hayatta kalması büyük bir başarıydı! Öyle bir başarı ki, birçok avcıdan kaçabilmiş, yazın depoladığı yağları kullanarak en az iki kış uykusunu geride bırakabilmişti. Büyük ihtimalle de, bu başarısını olabildiğince çok dişiyle çiftleşerek katlamak isterken yaşamını yitirdi. Çünkü ilkbaharda kış uykusundan hemen sonra başlayan ve 3-4 hafta süren eşleşme döneminde olabildiğince çok dişiyle çiftleşebilmek için beslenmeye daha az zaman ayırarak uzun koşular yapıyor, tüm fırsatları değerlendirmek istiyordu. Bu nedenle, yaşamını yitirdiğinde, kış uykusundan çıktığında olduğundan bile daha zayıftı, 200 g ağırlığındaydı. Ancak bir önceki yılın yaz sonunda kış uykusuna girdiğinde en az bunun 2 katı ağırlığındaydı ve yaşamını yitirmeseydi önümüzde yaz sonunda tekrar en az bu ağırlığa ulaşacaktı.

Kategoriler
Biyocoğrafya İklim değişikliği biyolojisi

Geçmişi Anlamak ve Geleceği Öngörmek – I

Bu yazının aslı, şurada yayınlanmıştır: Gür H. 2016. İklim değişikliği ve bir step hayvanı olan Anadolu yer sincabı – 1 / İklim değişikliği nedir, biyolojik sistemleri nasıl etkiler? Bilim ve Gelecek 143: 78-83. https://bit.ly/3yyqi1w

Anadolu yer sincabı

Bu yazıda, genel olarak iklim değişikliği, iklim değişikliğinin biyolojik sistemler üzerindeki etkisini çalışırken yaygın olarak kullanılan modelleme yaklaşımı (moleküler filocoğrafya ile birlikte ekolojik niş modellemesi) ve bu yaklaşımın nasıl kullanılabileceğinin bir örneği olarak iklim değişikliğinin step ve alpin çayırlarda yaşayan Anadolu yer sincabını (Spermophilus xanthoprymnus) nasıl etkilediği/etkileyeceği üzerinde durulmuştur. Yazının genel kurgusu, özellikle gelecekte gerçekleşecek iklim değişikliğinin biyolojik sistemleri (örneğin, step alanları ve canlılarını) nasıl etkileyeceğini (geleceği) gerçekçi öngörmek için, gerçekleşen iklim değişikliğinin biyolojik sistemleri nasıl etkilediğini (geçmişi) iyi anlamak gerektiği üzerinedir.

Kategoriler
Biyocoğrafya

Doğal çevre kaybı ve bulaşıcı hastalıklar

Doğal çevre kaybı ve parçalanması, doğal çevre insan etkileşimi sınırını uzatarak, yaban hayatı insan temasını, böylece yaban hayatı kaynaklı patojenlerin neden olduğu yeni bulaşıcı hastalıkların ortaya çıkma riskini arttırır (1, 2)!

Örneğin, 2013 yılında başlayan Batı Afrika Ebola salgınının (3) özellikle etkili olduğu coğrafyadaki (Gine, Liberya ve Sierra Leone) 2001-2019 yılları arasındaki orman kaybı, 4.16 milyon hektar, yani, 2000 yılına göre %21’dir (4).

1. kaynaktan değiştirilerek alınmıştır.
4. kaynaktan alınmıştır. Hesaplama, siyah çizgi ile gösterilen alan için yapılmıştır. Yeşil ağaç örtüsünü, kırmızı ise ağaç örtüsü kaybını göstermektedir.

Kaynaklar

(1) https://bit.ly/2DRZ9Pp 

(2) https://bit.ly/3fKxXPU

(3) https://bit.ly/2XG0v7e 

(4) https://bit.ly/31zOzov

Kategoriler
Biyocoğrafya İklim değişikliği biyolojisi

Buzul Döngülerinin Anadolu’nun Biyolojik Çeşitliliği Üzerine Etkileri

Büyük kıtasal buz tabakaları, Kuzey Yarımküre’de Kuveterner boyunca birçok kez ilerlemiş ve geri çekilmiştir. Büyük kıtasal buz tabakalarının olduğu dönemler buzul dönemler, diğer dönemler ise buzullararası dönemler olarak bilinmektedir. Buzul buzullararası döngülere eşlik eden iklim değişiklikleri, ya türlerin yer değiştirmesine, değişen çevresel koşullara uyum sağlamasına ya da yok olmasına neden olur. Coğrafi dağılım değişiklikleri, türlerin bu iklim değişikliklerine verdiği en çarpıcı ve en iyi belgelenmiş cevaplardır. Türlerin Geç Kuvaterner buzul buzullararası döngülerine eşlik eden küresel iklim değişikliklerine nasıl cevap verdiğini anlamak için, ekolojik niş modellemesi, son zamanlarda biyocoğrafi çalışmalarda moleküler filocoğrafya ile birlikte yaygın olarak kullanılmaktadır. Ekolojik niş modellemesi, moleküler filocoğrafya ile birlikte, Anadolu’da yaşayan türlerin Kuvaterner dinamiklerini/evrimsel tarihini ve böylece Anadolu’nun biyocoğrafyasını anlamamıza katkı sağlayacaktır. Burada bağlantısı verilen yazıda, yukarıdaki içerik açısından kuş ve memeli türleri ile ilgili birkaç örnek verilmiş ve gelecek perspektifleri tartışılmıştır. >>> https://bit.ly/2Mvh8Qf

Kategoriler
Biyocoğrafya

Alıç Ağacının Gölgesinde Anadolu Bozkırları

Hikmet Ahmet Birand, Anadolu’nun bitki coğrafyasını çok iyi bilen, değerli bir bitki bilimci (botanik uzmanı) ve doğaseverdi. Bir edebiyatçı olmadığı halde, değme denemecilere taş çıkartan güçlü yazın dili ile halkın beğenisini ve sevgisini kazanmıştı. Anadolu’daki bitki birliklerinin birbirleri ve çevreleri ile olan ilişkilerini bir alıç ağacı ile sıcak bir sohbet havasında anlattığı Alıç Ağacı ile Sohbetler kitabı, sunduğu yeni görme biçimi ile ekolojik okur yazarlığa büyük ilgi uyandırmıştır. Hikmet hocanın anısına Tuna Ekim hoca ile hazırladığımız Alıç Ağacının Gölgesinde: Anadolu Bozkırları isimli, alanında uzman bilim insanlarının katkılarıyla oluşan kitap, İş Bankası tarafından yayınlandı. Anadolu bozkırlarına yolculuk yapmak isteyenler için raflarda. Şimdiden iyi okumalar.

Kitabın editörlerinden Mutlu Kart Gür’ün kaleminden…

Kategoriler
Biyocoğrafya

Tek DÜNYA Tek SAĞLIK!

İnsan sağlığı, hayvan ve çevre sağlığına bağlıdır. Yani, üzerinde yaşadığımız dünyanın bir bütün olarak sağlığı söz konusudur. Arazi kullanımındaki değişiklikler (örneğin, orman tahribatı), aşırı tüketim/kullanım (örneğin, avlanma), iklim değişikliği vb. biyolojik çeşitliliği tehdit eden etkenler, ayrıca dünya sağlığını, dolayısıyla insan sağlığını tehdit etmektedir.

SARS-CoV-2 ve neden olduğu COVID-19 bulaşıcı hastalığı, ayrıca bir Tek SAĞLIK sorunudur! >>>

https://anadolubiyocografyasi.com/sars-cov-2nin-biyocografyasi/

https://anadolubiyocografyasi.com/dogal-cevre-kaybi-ve-bulasici-hastaliklarin-ortaya-cikma-riski/