Kategoriler
Biyocoğrafya

Öyle bir başarı ki, birçok avcıdan kaçabilmişti, ancak…

Anadolu yer sincabı.

Arazi kullanımı değişikliği (özellikle doğal alanların yerleşim ve tarım alanlarına dönüştürülmesi), içinde bulunduğumuz biyolojik çeşitlilik krizinin (COVID-19 salgını dâhil) en önemli nedenlerinden biridir. Çünkü türlerin yaşam alanlarının kaybına ve parçalanmasına neden olmaktadır. Örneğin, karayollarında her yabani hayvan yaşamını yitirdiğinde, aslında arazi kullanımı değişikliğinin doğal yaşam üzerindeki olumsuz etkisine tanık olmaktasınız!

Anadolu yer sincabının coğrafi dağılımı.

Anadolu yer sincabının iç ve doğu Anadolu’daki yaşam alanları (aslında ülkemiz biyolojik çeşitliliğinin önemli bir kısmını barındıran bozkırlar) da, arazi kullanım biçimleri (örneğin, karayolları ağı) nedeniyle kaybolmakta ve parçalanmaktadır. Çok sayıda Anadolu yer sincabı, diğer doğal yaşam sakinleri gibi, üzerlerine yapılan evler, üzerlerinden geçen arabalar vb. nedeniyle yaşamını yitirmektedir.

🙁

En az 2 yaşındaki bir ergin erkek de, 21 Mart 2021 tarihinde öğlen saatlerinde yaşam alanının ortasından geçen, neredeyse hiç trafiğin olmadığı bir yolda yaşamını yitirdi. Kendisiyle birlikte yaşama merhaba diyenlerin (özellikle de hem cinslerinin) büyük bir çoğunluğu çok daha önce yaşamını yitirmişti. Bu nedenle, aslında bugünlere kadar hayatta kalması büyük bir başarıydı! Öyle bir başarı ki, birçok avcıdan kaçabilmiş, yazın depoladığı yağları kullanarak en az iki kış uykusunu geride bırakabilmişti. Büyük ihtimalle de, bu başarısını olabildiğince çok dişiyle çiftleşerek katlamak isterken yaşamını yitirdi. Çünkü ilkbaharda kış uykusundan hemen sonra başlayan ve 3-4 hafta süren eşleşme döneminde olabildiğince çok dişiyle çiftleşebilmek için beslenmeye daha az zaman ayırarak uzun koşular yapıyor, tüm fırsatları değerlendirmek istiyordu. Bu nedenle, yaşamını yitirdiğinde, kış uykusundan çıktığında olduğundan bile daha zayıftı, 200 g ağırlığındaydı. Ancak bir önceki yılın yaz sonunda kış uykusuna girdiğinde en az bunun 2 katı ağırlığındaydı ve yaşamını yitirmeseydi önümüzde yaz sonunda tekrar en az bu ağırlığa ulaşacaktı.

Yazar Hakan GÜR

1993-2007 yılları arasında lisans, yüksek lisans ve doktora öğrenimini Hacettepe Üniversitesi, Fen Fakültesi, Biyoloji Bölümü’nde tamamladı. Yüksek lisans ve doktora çalışmaları, sırasıyla Anadolu yer sincaplarının populasyon biyolojisi ve biyocoğrafyası ile ilgilidir. 2008 yılında Ahi Evran Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Biyoloji Bölümü’ne atandı. 2009 yılında “Richardson yer sincaplarının yaşam öyküsü özellikleri ve fenolojisi üzerine iklimsel etkiler” başlıklı çalışması ile Lethbridge Üniversitesi (Alberta, Kanada), Fen-Edebiyat Fakültesi, Biyolojik Bilimler Bölümü’nün ‘Karasal Ekoloji Doktora Sonrası Araştırma Bursu’nu kazandı. Son yıllarda, yer sincaplarının ekolojisi ve biyocoğrafyası üzerine yaptığı çalışmalarını, moleküler filocoğrafya ve ekolojik niş modellemesi yaklaşımlarını kullanarak, küresel iklim değişikliklerinin omurgalı türlerinin coğrafi dağılımı ve genetik yapısını nasıl etkilediği/etkileyeceği üzerine yoğunlaştırdı. Genel olarak, Anadolu Biyocoğrafyası Araştırma Grubu altında, Anadolu’nun coğrafi ve iklimsel çeşitliliğinin biyolojik yaşamını nasıl şekillendirdiğini anlamaya çalışıyor. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir