Kategoriler
Genel

Tipolojik Düşünceden Populasyon Düşüncesine

Gür H. 2018. Tipolojik düşünceden populasyon düşüncesine. Bilim ve Ütopya 290: 91-92 / 92-93. Kart Gür M. 2018. Omurgalılarda vücut sıcaklık örüntüleri. Bilim ve Ütopya 290: 89-94’de yayınlanmıştır. https://bit.ly/3uR8We8

Darwin’in 1859 yılında yayımladığı “Türlerin Kökeni” kitabıyla bilim dünyasına yaptığı önemli katkılardan biri, tipolojik düşüncenin populasyon düşüncesi ile yer değiştirmesidir (diğer önemli katkılar, evrim ile ilgili birçok kanıt sunması ve evrimsel değişimi açıklayan bir mekanizma olarak doğal seçilimi önermesidir).

Platon’un ‘idea’ (eidos) öğretisi, tipolojik düşüncenin felsefi omurgasını oluşturur. Bu öğretiye göre, gözlenen değişkenliğin altında yatan sınırlı sayıda sabit ve değişmeyen idealar vardır. İdea, sabit ve gerçek olandır. Gözlenen değişkenlik ise, Platon’un mağara alegorisinde ifade ettiği gibi, bir nesnenin mağara duvarına yansıyan gölgesinden daha gerçek değildir. Bu durumda, bir türün bireyleri arasında gözlenen biyolojik değişkenlik (varyasyon), o türü tanımlayan doğal ideanın (‘tip’in) yetersiz bir görünümü olarak ortaya çıkar.

Populasyon düşüncesi, tipolojik düşüncenin tamamen aksini söyler. Bu düşünce, organik dünyadaki her şeyin biricikliğine vurgu yapar. Tüm organizmalar ve organik fenomenler, biricik özelliklerden oluşur ve toplu olarak ancak istatistiksel terimler ile tanımlanabilir. Bireyler veya organik varlıkların herhangi bir çeşidi, ancak aritmetik ortalamasını ve varyasyon istatistiklerini belirleyebileceğimiz populasyonları oluşturur. Ortalamalar sadece istatistiksel soyutlamalar iken, sadece populasyonu oluşturan bireyler gerçek olandır. Bu durumda, bir türü tanımlayan tip, o türün bireyleri arasında gözlenen biyolojik değişkenliğin bir soyutlamasıdır.

Özetle, tipolojik düşünceye göre, tip (idea) gerçek olandır, değişkenlik ise illüzyondur. Populasyon düşüncesine göre ise, tip (ortalama) bir soyutlama iken, sadece değişkenlik gerçek olandır. Yani, biyolojik bilimlerin penceresinden bakacak olursak, değişkenlik gerçeklik iken, tip ise olsa olsa bu değişkenliği anlama çabasının bir aracıdır.

İLERİ OKUMA

Mayr E. 1994. Typological versus population thinking. Conceptual issues in evolutionary biology, 157–160.



Yazar Hakan GÜR

1993-2007 yılları arasında lisans, yüksek lisans ve doktora öğrenimini Hacettepe Üniversitesi, Fen Fakültesi, Biyoloji Bölümü’nde tamamladı. Yüksek lisans ve doktora çalışmaları, sırasıyla Anadolu yer sincaplarının populasyon biyolojisi ve biyocoğrafyası ile ilgilidir. 2008 yılında Ahi Evran Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Biyoloji Bölümü’ne atandı. 2009 yılında “Richardson yer sincaplarının yaşam öyküsü özellikleri ve fenolojisi üzerine iklimsel etkiler” başlıklı çalışması ile Lethbridge Üniversitesi (Alberta, Kanada), Fen-Edebiyat Fakültesi, Biyolojik Bilimler Bölümü’nün ‘Karasal Ekoloji Doktora Sonrası Araştırma Bursu’nu kazandı. Son yıllarda, yer sincaplarının ekolojisi ve biyocoğrafyası üzerine yaptığı çalışmalarını, moleküler filocoğrafya ve ekolojik niş modellemesi yaklaşımlarını kullanarak, küresel iklim değişikliklerinin omurgalı türlerinin coğrafi dağılımı ve genetik yapısını nasıl etkilediği/etkileyeceği üzerine yoğunlaştırdı. Genel olarak, Anadolu Biyocoğrafyası Araştırma Grubu altında, Anadolu’nun coğrafi ve iklimsel çeşitliliğinin biyolojik yaşamını nasıl şekillendirdiğini anlamaya çalışıyor. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir